Türkiye’nin ilk hibrit eğitim merkezi Bahçeşehir Üniversitesi’nde hayata geçiyor

08.04.2021
212

Hibrit Eğitim Merkezi ne demek? Hibrit Eğitim Merkezi öğrencilerin hem yüz yüze dersleri takip edebileceği hem de aynı derse eş zamanlı uzaktan erişebileceği sisteme deniyor. Bunun için özellikle uzaktan erişimle bağlanan öğrencilerin görüntü ve ses kaybı yaşamaması için ciddi bir teknik alt yapı hazırlanması gerekiyor.

Bahçeşehir Üniversitesi Harvard benzeri bir sistemi ilk hayata geçiren üniversite oldu.

Bahçeşehir Üniversitesi (BAU) Rektörü Prof. Dr. Şirin Karadeniz, salgın süreciyle birlikte tüm dünyada hibrit eğitime geçişin yaşandığını belirterek, ‘Yenilikçi fikirlere ve yeni teknolojilere ihtiyaç var. Bu yeni teknolojilerin doğru bir tasarımla eğitimde kullanılmasına ihtiyaç var. BAU Hibrit Eğitim Merkezimiz de ‘bu süreçle ilgili nasıl bir eğitim olacak, yeni teknolojiler bu sürece nasıl entegre edilecek’, bu yeni fikirlerin hayata geçmesini sağlayacak.’ dedi.

Hibrit Eğitim Merkezi Direktörü Dr. Öğretim Üyesi Ergün Akgün ise ‘Merkezimiz, çevrim içi bütün derslerin bir arada yürütüldüğü, öğretim üyeleri ve öğrencilerin buradaki bütün teknolojiyi birlikte kullandıkları bir yer. Burada biz eğitim teknologları ve video grafikerlerle öğretim üyelerimizi ağırlayarak, onlara derslerinde kendilerine özgün materyaller geliştirmelerini sağlıyoruz. Binanın içerisinde 4 tane akıllı son teknolojiyle donatılmış sınıflarımız, 7 tane sanal laboratuvarımız, yine 7 tane sanal kabinimiz, 2 tane büyük asenkron dersler için çekimler gerçekleştirdiğimiz green ve propbox olmak üzere stüdyomuz bulunuyor.’ şeklinde açıklamada bulundu.

Merkezdeki teknolojik sınıfların özelliklerine değinen Akgün, ‘Burası görüntü, ses ve aynı zamanda akıllı sınıf teknolojisinin geldiği son noktada kullandığımız bir sınıf. Bu sınıfın ana özelliği, dışardan çevrim içi buraya bağlanıldığında ders veren öğretim üyesi normal yüz yüze sınıfta olduğu gibi tahtayı kullanabiliyor, dokümanı gösterebiliyor.’ dedi.

Akgün, interaktif bir dersin çevrim içi işlenebildiğini aktararak, ‘İnce ayrıntılar ya da gösterilmesi gereken bir materyal olduğunda karşı taraf aktarabiliyor, aynı zamanda öğrencilerimiz hocamızı görüyor. Hoca, hangi öğrenciye dönerse o öğrenci hocanın kendisiyle konuştuğunu anlıyor. Bu sistemin tamamı tek bir tablet üzerinden, ışığından, sesinden kamerasına kadar tek bir merkezde hocamız tarafından kontrol ediliyor.’ diye konuştu.

‘Öğrenciler için maksimum fayda ve motivasyon’

Ergün Akgün, birçok özelliği barındıran video grafik tasarım sınıflarına değinirken, ‘Hibrit bir ders tasarlarken eğitim teknologu arkadaşlarımızla video grafiker arkadaşlarımız bir araya gelerek, dersi veren öğretim üyesiyle birlikte hem sanatsal açıdan hem de eğitim teknolojisi açısından bir materyal geliştirmenin genel bakış açısını kullanarak derslerimizi birlikte geliştiriyor.’ dedi.

Akgün, bu sınıfların; öğrencilerin ders materyalleri üzerinden maksimum düzeyde fayda ve motivasyon sağlamasına, ayrıca dersi dikkatli bir şekilde takip etmelerine olanak sağladığını kaydetti.

Propbox odalarında ise asenkron ders çekimlerinin gerçekleştirildiğini anlatan Akgün, şöyle konuştu:

‘Burası, öğretim üyelerimizin hangi bilim dalında olduğu fark etmeksizin mühendislik, tıp ya da eğitim fakültesi olabilir, buraya gelip kendi dersleriyle ilgili öğrencilerin istedikleri anda izleyebilecekleri profesyonel videoları oluşturdukları bir alan. Bu alanda farklı renkte perdeler bulunuyor. Örneğin, bir gastronomi dersi çekiliyorsa ya da alet tanıtılıyorsa, sebze ya da meyvenin nasıl doğranması gerektiği anlatılıyorsa iştah açıcı renklerden kırmızı perdemizi çekiyoruz. Bankacılıkla ilgili ders veriliyorsa arka planda yeşil renkte güven veren tonları kullanıyoruz. Aynı zamanda bu kat içerisinde bulunan sanal sınıf kabinlerimizde öğretim üyelerinin 7 gün 24 saat boyunca istedikleri anda kullanabilecekleri, örneğin, mimarlık öğretim üyeleri için bir çizim tabletinin olduğu, mühendislik öğretim üyeleri için yüksek hızlı işlemlerin yapılabileceği bilgisayarları kullanabileceğimiz küçük laboratuvarlarımız var. Burada randevu sistemi üzerinden online canlı derslerini öğrencilerle sistem üzerinden buluşarak gerçekleştirebiliyorlar.’

‘Hibrit eğitim sınıflarının geleceği son nokta’

Giriş katta yer alan ‘geleceğin öğrenme laboratuvarı’ adını verdikleri sınıflara değinen Akgün, ‘Salgından sonra hibrit eğitim verecek olan sınıfların geleceği son nokta. Bu sınıfa hem fiziksel olarak katılım sağlayabiliyorsunuz hem de dışarıdan sanal olarak katılım gösterebiliyorsunuz. Bu sınıf, 7 farklı alandan oluşuyor. Buranın içerisinde öğrencilerimiz, isterlerse bireysel isterlerse grup halinde eğitim etkinlikleri yapabiliyorlar.’ dedi.

Akgün, buradaki tüm faaliyetlerin hibrit olarak gerçekleştirilebileceğini aktararak, şunları kaydetti:

‘Dışarıdan öğrencilerimiz, yurt dışından gelemeyen öğrencilerimiz ya da salgın nedeniyle karantinada olan öğrencilerimiz bu sınıftaki faaliyetlere katılım sağlayabiliyor. Aynı zamanda diğer derslerin içinde içerikler geliştirilebiliyor. Bununla birlikte içerideki bütün tabletleri, bilgisayarları ve kameraları kullanabiliyorlar. Dışardan kendilerine özgü getirebilecekleri teknolojik cihazları da buradakilerle entegre edebiliyorlar. Bu sayede hiç bir kopukluk yaşamadan eğitim-öğretim süreçlerini devam ettirmiş oluyorlar.’

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.